Endoskopik Hipofiz Tümör Cerrahisi

Endoskopik Hipofiz Tümör Cerrahisi

Hipofiz, beyinin alt ön kısmında yer alan, vücudun hormonal yapılarını düzenleyen ve salgı yapan bir bezdir. Bu bezde gelişen tümörler çevre dokulara yaptığı baskılarla ve salgıladığı hormonlarla çeşitli belirti ve bulgulara neden olmaktadırlar. Bu bulgulardan bazıları çevreye yaptığı baskı nedeniyle görme sinirine olan yakınlığı dolayısıyla oluşan yavaş gelişen görme alanı problemleri veya hızlı gelişebilen görme kayıplarıdır.

Salgılanan hormonun cinsine bağlı olarak el ve ayaklarda, yüzde büyüme, âdet düzensizlikleri, süt gelmesi, kısırlık, impotans, kilo alma veya kilo kaybı gibi birçok bulgular ortaya çıkabilmektedir.

Oluşan sorunlar ve yerleşimi nedeniyle bu hastalığa yaklaşım birçok branşı ilgilendirmektedir. Göz problemleri göz doktorlarını, hormonal sorunlar endokrin uzmanlarını, cerrahisi ise beyin cerrahisi ve kulak burun boğaz hekimlerini ilgilendirmektedir.

Hipofiz bezi burun boşluğunun arkasındaki sfenoid sinüs adı verilen sinüsün içine doğru bir uzantı yapmakta, dolayısıyla  bu kitlelere beyin içinden geçerek değil, burun boşluğundan geçerek ulaşmak çevre dokulara zarar verilmesini minimuma indirerek cerrahi sonrası kısa zamanda iyileşmeyi sağlamaktadır. 

Burun içinden geçilerek bu bölgeye ulaşılması KBB ve beyin cerrahlarının beraber çalışmasının önünü açmakta  ve böylece daha az zarar oluşturularak ameliyatların daha sorunsuz olması sağlanabilmektedir.

Bu yaklaşımda klasik olarak mikroskopik yaklaşım uygulanmakla beraber özellikle son yıllarda içinden geçen ışıkla beraber kullanılan endoskopların da kullanımı gündeme gelmiş, hem yurdumuzda hem de dünyada giderek genişleyen bir uygulama alanı bulmuştur. 

Endoskopik yaklaşımda burun içindeki oluşumlar (septum kıkırdağı vs.) zarar görmemekte direkt olarak sinüsün buruna boşaldığı delikten girilmekte böylece ameliyat sonrası tampon uygulamasına gerek kalmamaktadır.

Endoskopik açılı görüşe sahip olması geriye kalabilecek tümör parçalarının tanınmasını kolaylaştırmakta, böylece gizli kalabilecek noktalardaki tümörün alınabilmesini sağlamaktadır.

Hipofiz cerrahisi oldukça güvenilir bir cerrahi olmasına rağmen yakınındaki komşuluklar ameliyat sırasında bazı sorunların yaşanmasına neden olabilmektedir. Bu oluşan problemlerin bir kısmı burun tıkanıklığı, koku kaybı  şeklinde olabileceği gibi daha büyük sorunlara yol açan   %1-5 sıklığında rastlanan bos kaçakları, 1000/1 veya 10.000/1 oranında rastlanan görme sinirindeki ve şah damarı, karotis arter zedelenmeleri sayılabilmektedir. Bunların minimuma inmesi için ameliyat öncesi gerekli radyolojik incelemelerin detaylı olarak yapılması gerekirse ameliyat sırasında bilgisayar destekli sistemlerden yararlanılması ve tecrübeli cerrahların ameliyat yapması önem taşımaktadır. 

Sonuç olarak baktığımızda hipofizde endoskopik cerrahi tümörün daha iyi çıkarılmasına yardımcı olmakta, oluşabilecek özellikle burunla ilgili sorunların minimuma inmesine katkıda bulunmaktadır.