Endoskopik Gözyaşı Kesesi Ameliyatları

Endoskopik Gözyaşı Kesesi Ameliyatları

Lakrimal sistem dediğimiz gözyaşını buruna ileten drenaj sistemi herhangi bir nedenden dolayı tıkandığında kişide göz yaşarması şikâyeti oluşur. Gözyaşı kesesi ve gözyaşı kanalı tıkanıklıklarına bağlı oluşan göz yaşarmasına neden olan bu hastalığın tedavisi cerrahidir. Uzun yıllar bu ameliyatlar göz hekimleri tarafından gözün buruna birleştiği bölgede bulunan gözyaşı kesesinin buruna ağızlaştırılması şeklinde ciltten girilerek yapılırdı ve hâlen de yapılmaktadır.

Kulak burun boğaz alanında endoskopik cerrahinin gelişmesiyle birlikte burun içinin rahat görülebilmesi nedeniyle dışarıdan yapılan ve birtakım sorunları da beraberinde getiren bu klasik ameliyat yöntemine alternatif olarak, endoskopik gözyaşı kesesi ameliyatları gelişmiştir. Endoskopik ameliyatlarda dışarıda herhangi bir iz kalmaksızın bütün işlem burun içinden gerçekleştirilmekte ve gözyaşı kesesinin buruna bağlantısı sağlanmaktadır.

Gözyaşı Kanalı Neden Tıkanır?
Gözyaşı kanalının tıkanmasının, gözyaşı kanallarındaki herhangi bir enfeksiyona bağlı, taş oluşması, yapışıklık oluşması gibi çeşitli nedenleri vardır.

Bulguları Nelerdir?
Gözyaşı kesesi ve gözyaşı kanalı tıkanıklıklarının; gözde yaşarma, bazen iki taraflı da olabilen göz ile burun arasındaki kesede şişlik ve kızarıklık, sabahları aşırı çapak ve cerahat oluşması, sürekli akıntıya bağlı olarak flu görme, gözde yanma, batma ve rahatsızlık hissi gibi bulguları vardır. 

Sadece Erişkinlerde Mi Görülür?
Bazen doğumsal olarak da gözyaşı kanalı hiç buruna açılmamış ya da oluşmamış olabilmektedir, bu durumda doğumdan itibaren bu şikâyetler olur ancak enfeksiyon ve taş oluşması gibi nedenlerden dolayı çocuklarda da aynı hastalık olabilmektedir. Ancak çocuklardaki tedavi yaklaşımımız farklılıklar göstermektedir. Gözde ki sulanma kişinin sosyal faaliyetlerini engelleyebilecek kadar çok olabilmektedir.

Gözyaşı kesesinin kronik enfeksiyonu sonucu gözden iltihabi akıntı gelmesi de görülebilmektedir. Tıkanıklığın seviyesi çeşitli tanı yöntemleriyle belirlendikten sonra bölgesel ya da genel anestezi altında yaklaşık 30 dakikalık bir sürede endoskopik teknikle bu tıkanıklık açılmakta ve bu cerrahi sonrasında diğer klasik ameliyat tekniklerinde sık karşılaşılan ameliyat sonrası göz çevresinde morarma ve şişlik, ağrı ve yara izi olmamaktadır.

Tüm bu üstünlükler nedeniyle endoskopik gözyaşı kesesi ameliyatları klasik cerrahiye tercih edilmekte ve her geçen gün yaygınlaşmaktadır.