Sinüzitte Balonlu Tedavi

Sinüzitte Balonlu Tedavi

Balon Sinoplasti Nedir?
Sinüslerin tıkalı ya da daralmış boşalma kanallarının balon yardımı ile herhangi bir doku kesip çıkartmadan genişletilerek fonksiyonlarının sağlanmasıdır. 

Balon Sinoplasti Tekniği
Balon Sinoplastinin Avantajları Nedir?
Balon Tekniği Tüm Sinüzitler İçin Bir Çözüm Müdür?

Balon tekniği sinüzit cerrahisinin yerini tamamen alan bir teknik olmayıp yeni ve özel bir yardımcı teknolojidir. Bu teknik ilk olarak kullanılmaya başlandığında mevcut ekipmanın özelliklerinden dolayı sadece alın, yanak ve sfenoid (kafa içinde en gerideki sinüs) sinüsler için kullanılabilir iken yakın zamanda balon sinoplasti ile etmoid sinüslere de müdahale edebilecek ekipmanlar geliştirilmiştir.

Etmoid sinüslere yerleştirilen rezervuarlı balon kateterler yardımı ile sinüslere ulaşılarak sinüs içi ilaç uygulanması yapılabilmektedir. Bugün için nazal poliplerde sinoplasti kullanımı kısıtlı olup bu vakalarda klasik endoskopik cerrahi ile kombine balon tekniği kullanılabildiği gibi sadece klasik endoskopik sinüs cerrahisi de tercih edilebilmektedir.

Balon Tekniği Güvenli Midir?
Bugüne kadar yapılan vakalarda hiçbir majör komplikasyon rapor edilmemiştir. Ameliyat sırasında balon kateterlerin sinüs kanallarında uygun yerleşimini sağlamak için skopi cihazı kullanılması nedeni ile hastaların işlem sırasında X ışını almaları bu teknik için en önemli problem olarak görülmekteydi.

Bu problemi ortadan kaldırmak üzere ışıklı klavuz tellerin geliştirilmesi ile alın ve yanak sinüslerine skopi kullanılmadan girilebilmenin sağlanması bu problemi önemli ölçüde çözmüş bulunmaktadır. 

Bugün için sadece sfenoid sinüslere müdahale ederken kullanılan skopi cihazında gereken ayarların yapılmasının yanı sıra ameliyatın tecrübeli bir uzman tarafından uygun teknik kullanılarak uygulandığında oldukça kısa sürmesi, işlem sırasında hastaya verilen X ışını miktarının son derece az olmasını sağlamaktadır.

* Etkili ve güvenli bir yöntemdir. Komplikasyon ihtimali çok düşük olup balon ile genişletilen drenaj kanallarının (ostiumların) 2 yıl sonunda %98 açık olduğu izlenmiştir.
* Minimal invazivdir: Teknikte küçük, yumuşak, elastik ekipmanlar kullanılmakta, kapalı sinüs drenaj kanallarının kibarca açılması sağlanarak çok az doku travması ile sonuca ulaşılmaktadır.
* Düşük kanama miktarı: Bazı vakalarda hiç doku çıkartmak gerekmediği için kanama da çok az olmaktadır.
* Hızlı iyileşme: Çoğu hasta 24 saatte normal hayatına dönebilmektedir.
* Gelecekte bu bölgede yapılabilecek diğer tedavileri engelleyici bir rolü yoktur. Diğer cerrahilerle beraber ya da ardışık olarak uygulanabilmektedir.